ARABULUCULUK

ARABULUCULUK

Genel olarak Arabuluculuk; bir özel hukuk uyuşmazlığının tarafı olan kişilerin, İş Hukuku uyuşmazlıkları hariç olmak üzere özgür iradeleriyle seçtikleri tarafsız ve uzman bir üçüncü kişi olan arabulucunun hakemliğinde, dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra başvurulan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Arabuluculuk çözüm yöntemi ile taraflar arasındaki uyuşmazlık hızlı, kesin ve uygulanabilir bir şekilde çözülür. Tarafların serbestçe tasarrufta bulunabileceği uyuşmazlıklarda arabuluculuk yoluna başvurulabilir. Günlük yaşantıda sıkça karşılaşılan ticari uyuşmazlıklar, maddi ve manevi tazminat konulu uyuşmazlıklar, miras hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar arabuluculuk yoluna başvurularak kolaylıkla çözülebilir.

Arabuluculuk, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen uyuşmazlık ihtiyari çözüm yöntemi.” olarak tanımlanmıştır. Ancak yeni yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile bazı alanlarda arabulucuya başvurma zorunlu hale getirilmiştir.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 25.10.2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun ile 04.02.1950 tarihli 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu değişikliğin sonucu olarak  belirlenen konularda mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olarak getirilmesidir. Bu bağlamda, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Başvurulmadığı takdirde dava usulden reddedilecektir. Ancak iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat talepleri bu kapsam dışında tutulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuğun yargılama yöntemi ile elde edilen çözüme göre birçok yararı vardır. Yargısal çözüm uzun sürer, pahalıdır, karar yetkisi üçüncü kişinin elinde olması nedeni ile sonucu belirsizdir, kural olarak alenilik esastır, doğrudan iletişim zayıftır, esnek değildir ve kesin kurallara bağlıdır. Arabuluculuk yönteminde tam tersi uyuşmazlık çok kısa sürede tamamlanma imkanına sahiptir, daha az masraf gerektirir, uyuşmazlığın sonucu tarafların kontrolündedir, özellikle güvenirlik ve gizlilik esastır, tarafların doğrudan iletişimi mümkündür, yöntem esnek ve çözüme en uygun olandır.

Arabulucuyu hakim veya hakemden ayıran en önemli farkı karar veren değil de tarafların vereceği karara yardımcı olan ve ortam hazırlayan üçüncü kişi olmasıdır. Yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununda gösterdiği üzere Arabuluculuk Türk Hukuk Sistemi içerisinde gelişmekte olan ve önümüzdeki yıllarda kapsamı daha da artacak olan alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur.

Zafer Hukuk Bürosu, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarda Gün geçtikçe önemi artan ve belirli davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk hizmetini sağlamaktadır.